Bal hangi kaşıkla tüketilmeli, balın faydaları nelerdir, balın zararları nelerdir, balın çeşitleri nelerdir sorularının cevapları bu haberde. Erciyes Üniversitesinde (ERÜ) yapılan araştırmada balın ahşap yerine çelik kaşık kullanılarak tüketilmesi gerektiği sonucuna varıldı. ERÜ Seyrani Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Silici önderliğinde yapılan çalışmada, ayçiçek, narenciye, kestane ve karışık çiçek balları, arı sütü ve polenler başta olmak üzere 45 farklı arı ürününde hangi kaşıkların kullanılması gerektiği araştırıldı.

BAL NEDİR?

Bal, arıların çiçeklerden topladığı maddelleri vücutlarından salgılandıkları bir takım enzimlerle işlemesi sonucu ortaya çıkan yüksek besin değeri içeren çok sağlıklı ve bozulmayan bir gıda maddesidir. Bal insanoğlunun yararlandığı en eski besin maddelerinden biri olarak kabul edilir. Bal yiyerek tükettiğimiz bir gıda olmanın yanında yüzyıllardır tıbbi tedavilerde de kullanılan faydalı bir yiyecektir.

BAL ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Günümüzden 5000 yıl önce mısırın Kahire şehrinde arıcılık çalışmaları yapıldığı bilinmektedir. Zengin bir doğal şeker kaynağı olan bal riboflavin, niasin,  B12 ve C vitaminleri, kalsiyum, demir, potasyum, fosfor ve magnezyum gibi sağlığımız için çok faydalı bir çok vitamin ve mineral içerir. Ayrıca bal, güçlü antibakteriyel, antiseptik, antioksidan ve antifungal özelliklere sahiptir.

Bal çeşitleri şunlardır; Çam balı, çiçek balı, kestane balı, Anzer balı, narenciye balı, kekik balı ve yayla balıdır. Balın hem gıda olarak hem de tıbbi yardımcı madde gibi kullanımından doğan sayısız faydası vardır.

BAL TÜKETİRKEN HANGİ KAŞIK KULLANILMALI?

Üniversite tarafından desteklenen proje kapsamında yapılan araştırmada bal kavanozlarına konulan kaşıkların değişimleri ve tepkileri incelendi. Çalışmayla ilgili AA muhabirine bilgi veren Silici, arı ürünleri denildiği zaman akla ilk gelenin bal olduğunu ve balın kullanım şeklinin önemli olduğunu söyledi. Bal dışında arı sütü, propolis, polen, perga, arı ekmeği gibi çok değerli ürünler bulunduğunu vurgulayan Silici, şunları kaydetti:

“Ben 25 yıldır arı ürünleri üzerinde çalışıyorum. Bana her zaman çevremdeki kişiler tarafından ‘Hocam mutlaka tahta kaşık kullanalım değil mi?’, ‘Tahta kaşık kullanılmazsa ne olur?’, ‘Ne kullanabiliriz?’ diye soru sorulurdu. Biz de bunun üzerine bir proje geliştirdik. Bu projede tahta, porselen, plastik, krom ve çelik kaşık kullandık. Burada sadece bir kullanımlık değil de kullanım kaplarının içinde uzun süre bırakılabileceğini de göze alarak, cam kavanozlar içinde bal, polen, propolis ve bunların karışımlarının da bulunduğu ürünlerin içine bu kaşıkları koyduk. Yaklaşık 45 farklı ürün kullandık. Belirli zaman aralıklarıyla analizler yaptık.”

“TAHTA KAŞIK YERİNE ÇELİK KAŞIK KULLANIN”

Silici, tüm dünyada arı ürünlerinde mutlaka ahşap kaşık kullanılması gerektiği yönünde yanlış inanış bulunduğunu oysa ahşap kaşık kullanımının avantajlarının yanında dezavantajları da bulunduğunu dile getirdi. Araştırma kapsamında kaşıkların bir ay boyunca bal dolu kavanozlarda bekletildiğini anlatan Silici, şöyle devam etti:

“Tahta kaşık misellidir. Miselleri ne kadar yıkarsanız da mikroorganizmalar arasına kaçabilir ve sıkıntılı bir durum oluşturabilir. Plastiğin bisfenöl A gibi toksit maddeler içerebileceğini biliyoruz. Bunun da asitli gıdalarda ve sıcakla temasında sıkıntılı durumlar oluşturabileceğini biliyoruz. Hepsini kullandık ve sonuçlar bize şunu gösterdi. Bu kaşıklar içinde ürünlerin içine bırakılan iyi kalite çelik kaşık ve porselenlerde herhangi bir aktivite düşüşü gözlemlemedik.

Oysa düşük kalite krom kaşık, tahta kaşık ve plastik kaşık ise oldukça düşük sonuçlar verdi. Yani bir aylık süreç içinde bu ürünlerin biyoaktivitelerinde düşme gözlendi. Bu, bize aslında sandığımız gibi tahta kaşığın bu kaşıklar arasında en mükemmel sonucu vermediği, iyi kalite çelik kaşık kullanabileceği sonucunu verdi. Tahta kaşıkların üzerinde cila, vernik gibi birtakım koruma materyalleri de kullanılırsa bal gibi asidik ürünlerde korozyona uğrayıp daha da zararlı olabiliyor. Bu nedenle tahta kaşık yerine iyi kaliteli çelik kaşık kullanılabileceği sonucuna vardık.”

BALIN FAYDALARI NELERDİR?

Yaraları iyileştirir: Küçük yara ve kesiklerde bal kullanımı en eski tedavi uygulamalarındandır. Güçlü bir antiseptik olan bal aynı zamanda antimikrobiyal özelliklere de sahiptir böylece yarayı mikroplara karşı korurken iyileşme sürecini hızlandırır. Ayrıca antioksidan ve hidrojen peroksit içeriği sayesinde bir enfeksiyon gelişme riskini de azaltır.

Yanık tedavisi: Scientific World Journal (Cilt ve Estetik Cerrahi) tıp dergisinde 2011 yılında yayımlanan bir çalışmaya göre; yanığa sürülen bal, yarayı kısa sürede sterilize ediyor, iyileşme sürecini hızlandırıyor ve iz kalma oranını azaltıyor.

Boğaz enfeksiyonunu azaltır: Boğaz ağrısı, öksürük veya boğaz tahrişlerinin geçmesinde en etkili yöntemlerden biri de bal kullanmaktır. Dünya Sağlık Örgütü ve American Academy of Pediatrics bile, balı doğal öksürük tedavisi olarak öneriyor. Ayrıca bal, kalınlaşmış mukusu inceltmeye ve balgamı atmaya yardımcı olur. Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Dergisi’nde 2010 yılında yayınlanan bir çalışmada, her akşam yatmadan yenilen 1 çay kaşığı bal; öksürük şurupları ile karşılaştırıldığında, üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı öksürük üzerinde daha fazla hafifletici etkisi olduğu gösterilmiştir.

Uyku problemlerine şifadır: Balın diğer bir faydası da daha sağlıklı uyku uyumamızı sağlamasıdır. Bal uyku anında karaciğere yeterli miktarda glikojen sağlar ve bu sayede beyin için gerekli olan besini kolayca temin etmemizi sağlar. Bu da daha sorunsuz bir uyku anlamına gelir. Ayrıca bal, insülin üretimini teşvik ederek hızlıca melatonin salınımına yardımcı olur. Bu sayede hızlıca rem uykusuna geçişiniz sağlanır. Bunun için yatmadan önce 1 bardak ılık sütün içine 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek içmelisiniz.

Mevsimsel alerjilere karşı: Mevsim dönümlerinde birçok insanın ortak derdi alerjilerdir. İşte burada da balın şifa gücü devreye girer. Alerjiler; burun akıntısı, göz sulanmaları, üst solunum yolları enfeksiyonu gibi birçok belirti ile insanların hayat kalitesini düşürürler. Bu dönemlerde düzenli bal tüketimi bu sorunların atlatılmasında yardımcı olacak bir yöntemdir. Ayrıca bölgenizde üretilmiş balı tercih etmeniz durumunda polenlere karşı bir tür aşı vazifesi görecektir.

Peptik ülsere iyi gelir: Balın diğer bir faydası da; Helicobacter Pylori bakterilerinin neden olduğu peptik ülserlerin tedavisinde yardımcı olmasıdır. Güçlü antibakteriyal özelliği bulunan bal kullanılması durumunda mide veya oniki bağırsakta oluşan peptik ülsere sebep olan bakterilerin vücuttan uzaklaşmasına yardımcı olur. Ayrıca bal;  çeşitli mide rahatsızlıklarının tedavisi ve mide asidinin dengeye gelmesinde yardımcı olur. Mide rahatsızlığı olan kişilerin günde 1 yemek kaşığı süzme bal yemesi önerilmektedir.

Sedef hastalığına devadır: Sedef hastalığı, kızarıklık, kabarcık, kaşıntı ve tahrişlere sebep olan bir cilt problemidir. Bal bu hastalığa bağlı oluşan sorunların giderilmesini sağlarken aynı zamanda hastalığa neden olduğu düşünülen bakterilerin vücuttan uzaklaşmasını da sağlar. Hastalığın kesin nedeni hala bilinmese de vücudun bağışıklık sistemindeki zayıflama sonrası veya psikolojik rahatsızlıkların ardından gelen sedef şikâyetleri sık karşılaşılan gözlemlerdir. İşte bal burada da hem tüketerek hem de sedef olan bölgeye sürerek kullanabileceğimiz etkili bir ilaç vazifesi görür. Bal cilde sürüldüğünde bölgenin nemli kalmasını sağlar, anti-inflamatuar özelliği sayesinde mikroplarla savaşır aynı zamanda hücrelerin tazelenme süresini hızlandırarak sağlıklı derinin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Bunun için sorunlu bölgeye bal sürün.  Yarım saat sonra su ile durulayın. Bu uygulamayı günde 3-4 defa tekrarlayın.

Saç sağlığı: Saçımızda diğer hücrelerimiz gibi beslenmeye ihtiyaç duyan vücudumuzun bir parçasıdır. Balın besleyici özelliğinin yanında antioksidan özellikleri de saçımızın zararlılardan kurtulmasını sağlar. Ayrıca kafa derisinde oluşan sorunları da giderir ve saç diplerindeki derinin pH dengesini düzenler. Avrupa Bilimsel Araştırmalar Dergisi’nde yayınlanan 2001 tarihli bir araştırmaya göre; saçta bal kullanımı, seboreik dermatite bağlı saç dökülmelerinde dökülmeleri durdurduğu ve tekrar nüksetmesini önlediği bildirilmiştir. Bunun için saçlarınızı şampuanla yıkadıktan sonra saç ve saç derinize bir miktar bal sürün ve tümüne yayın. 3-5 dakika sonra su ile saçlarınızı durulayın. İsterseniz 1 su bardağı suya 1 yemek kaşığı bal karıştırarak bu karışımı da duştan sonra saçınıza sürebilirsiniz. Yine aynı şekilde 3-5 dakika bekletip su ile durulayın. Ayrıca saç dökülmeleri için; 2 yemek kaşığı bal ile blenderdan geçirerek elde ettiğiniz  1 yemek kaşığı soğan suyunu karıştırıp saç diplerine sürebilirsiniz. 30 dakika bekledikten sonra saçınızı her zamanki şampuanınızla yıkayabilirsiniz.

Hafızayı güçlendirir: Günümüzde zihinlerin bir çok gereksiz bilgi ile yüklenmesi, strese bağlı hafıza sorunları, yaşlanmaya veya menopoza bağlı sorunlar gibi birçok nedenden dolayı yorulmaktadır. Beyin hücrelerinin çalışması için gerekli olan enerji kaynağı şekerdir. Bu da en doğal halde balda bulunur. Ayrıca çocukların öğrenme becerilerini de arttırır. Bunun için sabahları kahvaltıdan yarım saat önce veya yatmadan 1 yemek kaşığı bal tüketmeniz önerilir.

EK BİLGİLER

– Bölgenizde arıcılar tarafında üretilen balı kullanmak bahsedilen faydaları arttırır.
– Tarçın çayı ve bal karışımını içmek gribal enfeksiyonlarda etkili bir içecektir.
– Tatlandırıcı olarak içeceklerimizde kullanılabiliriz.
– Kalp krizi riskini azaltır.
– Artrit tedavisi için de bir bardak ılık suyun içine bir tatlı kaşığı bal ve bir tatlı kaşığı tarçın atın. İyice karıştırın ve için. Sabah akşam bu karışımdan bir süre içerseniz artrit sorununuzu çözmüş olursunuz.
– Kabızlığı önler & bağırsakları rahatlatır.
– Fiziksel ve ruhsal yorgunluğu giderir.

BALIN ZARARLARI

– Şeker hastalarının şeker oranını arttıracağından kullanılması sakıncalıdır.
– Balda bulunan “Clostridium” adlı bakteri 2 yaş altı bebeklerde oldukça ciddi bir gıda zehirlenmesi olan “botulizm”e yol açabileceği için bebeklere bal verilmemelidir.
– Bazı bölgesel balların( deli bal gibi) fazla kullanımı çarpıntı, tansiyon ve hatta ölüme kadar götürecek bazı sorunlara neden olabilir.
– Yüksek kalori ihtiva ettiğinden kilo alımını hızlandırır.
– Balda bol miktarda bulunan fruktoz gıdaların ince bağırsakta işlenmesine engel olarak besinlerden aldığınız vitamin ve mineral miktarlarının azalmasına yol açabilir.

Not: Bu haberimizde yer alan tüm bilgiler farklı kaynaklardan edinilen değerlendirmeleri içerir. Ciddi sonuçlar doğurabilecek alerjik durumlarla karşılaşmamak için, içerikte dikkatinizi çeken uygulamalarla ilgili önce bir hekime danışmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca 2 yaşından küçük bebeklere bal yedirmemeniz, sonraki dönem çocuklara bal yedirmeden önce de mutlaka bir uzmana danışmanız önerilmektedir.