
Murat Pehlivan
DORTMUND – Türk-Alman Yardım Severler Derneği’nin (TAYSD) organize ettiği ve ev sahipliğini Dortmund Türk Eğitim Merkezi’nin üstlendiği “Göçün 60. Yılında Türkçenin Durumu” konulu sempozyum geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, yazar Bahattin Gemici’nin sözlerini yazdığı ünlü halk ozanı Kazım Birlik’in bestelediği; “Türkçem benim ana dilim tarihlerden gelen sesim sazım sözüm ve kimliğim Türkçedir bizim sevdamız” dizeleri ile başlayan, türkünün Ozan Kazım Birlik’in icrası ile başladı. Programın sunumunu ise Kuzey Ren Vestfalya Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTEV) Başkanı Dr. Aysun Aydemir yaptı. Aydemir selamlama konuşmasında FÖTEV çatısı altında 50 dernek olduğunu ve bunların öncelikle anadilimizi yaşatmak için çabaladığını kaydetti. Daha sonra Milazim Koçtürk, seminer projeleri hakkında bilgiler verdikten sonra kürsüye Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosu Şener Cebeci davet edildi. Başkonsolos Cebeci Almanya’ya ilk gelen öğretmenin Essen şehri olduğunun altını çizip, Başkonsolosluğun Türkçe konusunda hassasiyetinden ve çalışmalarından bahsetti. TAYSD Başkanı Necmiye Öztürk ise öğrenci bursları başta olmak üzere derneğin çalışmalarını anlattı. Daha sonra kürsüye gelen Ruhr Veliler Derneği Başkanı Dr. Ali Sak, Türkçe dersleri konusunda velilerin vurdum duymaz davranışlarından dolayı serzenişte bulundu. Dortmund Türk Eğitim Merkezi başkanı Mehmet Akkaya yaptığı konuşmada, böyle önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını dile getirdi. Üniversite hocalarının bilgilendirmesinde ilk kürsüye gelen Hacettepe Üniversitesi öğretim görevlisi Mehmet Aydemir “Türk dilleri ailesini görselleri ile bahsedip, Türkçe Kuzey buz denizinden İran’a uzanan geniş bir coğrafyadır” dedi. Aydemir ayrıca “Türkçe’nin Uygurlar, Oğuzlar gibi çeşitli Türk boyların göçü ile birlikte çeşitli coğrafyalara göç etmiştir. Bunların ilki 1200’lü yılların başında başlayan Moğol akınlarıdır. Türk tarihinde sürekli göç vardır. Bunu Türk Dili Göçü olarak da anlayabiliriz “ ifadelerini kullandı. Aydemir daha sonra Almanya’nın Türkçesi konusundan bahsedip Türkçe’nin tehlikede olmadığı konusunda UNESCO raporlarını sunarken “Ailede Türkçe eğitiminin” çok önemli olduğunu ifade etti.

YETENEKLER KÖRELTİLİYOR
Bielefeld Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Yüksel Ekinci ise yaptığı sunumda anadilin okullarda yasaklanması, ana okullarında müfredat eksikliği gibi konular Türkçe’nin öğrenilmesinin önüne geçtiğini ifade etti. Duisburg Essen Üniversitesi Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan da Alman eğitim sisteminin, Türk göçmen çocuklarının yeteneklerinin ortaya çıkmasına engel olduğunu belirterek, bu nedenle göçmenler işçi olarak çalışmak durumunda kalıyorlar” dedi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ramazan Günlü ise “Buradaki toplumun varoluş mücadelesinin Türkçenin entelektüel seviyeye ulaşmasına kısmen engel olduğu aşikar” ifadeleri kullandı.

Başkonsolos Cebeci sempozyumun değerlendirmeler bölümünde medyanın ve Anavatanın rolü nedir? Çocuklarımız ile vatana özlem duyarak gidebiliyor muyuz? Alman dostlarımız entegrasyondan ne anlıyor?”sorularına cevap aradı. Programın ikinci bölümünde kürsüye gelen Essen Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Prof. Dr. Fikret Arargüç, Köln Başkonsolosluğu Eğitim
Ataşesi Prof. Dr. Mustafa Gencer ve Münster Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Necmettin Güler de Almanya’daki Türkçe konusunda tecrübelerini ve yapılması gerekenleri anlattılar, aile içinde Türkçe konuşmanın nemine dikkat çektiler. Prof. Dr. Arargüç özellikle bizlerin ismimizi söylerken Türkçe’de nasıl söyleniyorsa o şekilde söyletelim. Almanca harflerine dönüştürmeyelim” çağrısı yaptı. Program katkı sağlayanlara plaket takdimi yapıldı ve türkü ve yemek ziyafeti ile son buldu.



