Stuttgart Başkonsolosluğu Türk toplumu temsilcilerine iftar verdi

STUTTGART BAŞKONSOLOSLUĞU TÜRK TOPLUMU TEMSİLCİLERİNE İFTAR VERDİ
Geniş bir davetli topluluğunun katıldığı iftarda konuşan Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar, sosyal dayanışma, paylaşım, dostluk ve hoşgörü mesajları verdi. Başkonsolos Koçak Kaçar, Türk toplumunun Almanya’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti ve inanç özgürlüğü, kültürlerarası dostluk ve aşırıcılığa karşı ortak dayanışma gibi konulara da vurgu yaptı.


MUSTAFA KARAMAN
STUTTGART- Türkiye’nin Stuttgart Başkonsolosluğu tarafından her yıl verilen geleneksel iftar daveti Sindelfingen’de bulunan Gök-Taş Restoran’da verildi. Ayrıca 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle düzenlenen iftar programına başta ev sahibi Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar olmak üzere Başkonsolos Yardımcısı Nesimi Emci, Din Hizmetleri Atasesi Fatih Burak Mermer, Ticaret Ataşesi Oya Demirkan, Kosova Cumhuriyeti Stuttgart Konsolosu Hamdi Bērbatovci, Sindelfingen Büyükşehir Belediyesi Kültür, Eğitim ve Spor’dan sorumlu Belediye Başkanı Christian Gangl, DİTİB Genel Başkan Yardımcısı Erdinç Altuntaş, UID Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sağanak, Dünya Boks Şampiyonu Fırat Arslan, Dünya Kick Boks Şampiyonu Gökhan Arslan, Süryani Ortodoks Kilisesi Piskopos Habip Önder, ATF, VİKZ, İGMG, İGBW, ATİB, ATGİAD, MÜSİAD, EUBA, DESBİR temsilcilerinin yanı sıra bölgede faaliyet gösteren dernek yöneticileri ile spor, eğitim, sağlık, siyaset, iş çevresinden seçkin davetliler ile yerel seçimlerde farklı partilerden Türkiye kökenli adayları katıldı.


RAMAZAN-I ŞERIF’İN ÖNEMİ
İftar programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan Stuttgart Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Fatih Burak Mermer, Ramazan-ı Şerif’in mutluluk ve bereket ayı olduğunu fazileti ve maneviyatı ile de ibadet ayı olduğuna dikkat çekti.  Daha sonra Tübingen Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Toprakyaran ise Ramazan ayının ise Müslümanlar açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak Ramazan-ı Şerif hakkında konuşma yaptı. Öte yandan Tıp Bayram haftasına denk gelen bu iftarda bir konuşma yapan Doç. Dr. Cihat Şen ise kendini tanıttıktan sonra insanlığın en temel ihtiyaçlarından birisi de sağlığının koruması ve sağlığını kaybettiği zaman onu tekrar geri kazanması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Şen, Avrupalı hastalar, artık kendilerini Türk hekimlerine emanet etmekte olduğunun altını çizdi ve Ramazan’da nelere dikkat edilmesi konusunda da önemli bilgiler verdi.

DOKTORLARA TEBRİK
14 Mart Tıp Bayramı haftası vesilesiyle dünyanın her köşesinde bu kutsal, saygın ve onurlu mesleği büyük bir özveriyle yerine getiren tüm doktorların ve sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı tebrik ederek sözlerine başlayan T.C. Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar, kendilerine sağlık, mutluluk ve başarılar diledi. Görev bölgemizde yoğun bir şekilde huzurlu iftar sofralarında vatandaşlarla buluştuklarını söyleyen Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar, “Çok şükür Almanya’da bu imkâna sahibiz, Müslüman toplum içinde yaşadığımız toplumun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunun için B-W makamlarına, Alman devletine teşekkür ediyoruz. Almanya’daki toplumumuz bir çeşitliliği yansıtıyor. İftar sofralarında da farklı meslek dallarından, farklı memleketlerden, farklı STK’lardan, farklı etnik köken ve inanç gruplarından insanımızla bir araya geliyoruz. Bu çeşitliliğin bir zenginlik olduğunu, bizleri birleştiren ortak paydaları asla unutmamız gerektiğini yinelemek istiyorum” dedi.


BİRLİK VE BERABERLİK
İsrail ve Filistin ile Ukrayna ve Rusya başta olmak üzere, dünyada savaşlar ve felaketler nedeniyle Ramazan’a zorluklar ve yokluklar içinde girdiklerini söyleyen Başkonsolos Koçak Kaçar, “Bölgedeki kardeşlerimiz de bugün aklımızda ve dualarımızdadır. Tüm dinlerin ortak çağrısı olan barış için Ramazan’ın bir vesile olmasını diliyoruz. Baden-Württemberg’de toplumun ayrılmaz bir parçası olan Müslümanların da bugüne kadar sürdürdükleri ortak yaşama yönelik olumlu katkılarını, her alanda  artırarak devam ettireceklerine inanıyorum” dedi. Deprem dolayısıyla bölgede gösterilen özverili çalışmalardan dolayı müteşekkir olduğunu söyleyen Koçak Kaçar, “Buradaki Türk toplumu çok güçlü. Deprem sürecinde birlikte hareket edildiğinde bunu yaşadık ve gördük. Sizler bu birliği geçtiğimiz yıl yaşadığımız depremde de sergileyerek asrın felaketini asrın dayanışmasına dönüştürdünüz. Hep birlikte, tek yürek olarak birlik ve beraberlik içinde çok güçlüyüz” dedi.


ANADİLİN ÖNEMİ
Derneklerin bilhassa anadil konusunda çalışmalar yapması gerektiğinin altını çizen Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar, yeni nesillerin iki dilli yetişmesi ve bilhassa Türkçeyi ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı. Ortak meselelerinde birlik halinde hareket edebilen, birbirine saygı duyan ve destekleyen, eğitime önem veren, çocuklarını/torunlarını Alman eğitim sisteminde daha iyi okutmak, meslek sahibi yapmak, bunları yaparken ana dilleri Türkçe ve öz kültürleriyle bağını da korumak için samimi çaba gösteren bir Türk toplumunun, bu bölgede öncü olacağına yürekten inanıyorum” dedi.

İSLAMFOBİSİ VE AŞIRICILIK
Avrupa’da yükselişte olan aşırıcı akımların ve yabancı düşmanlığının herkesi endişelendirmekte olduğunu belirten Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar, “Antisemitizme karşı olduğu gibi İslamofobi’ye karşı da güçlü bir duruş sergilenmeli ve önleyici adımlar gençlere yönelik eğitim programları düşünülmelidir. Avrupa genelinde aşırıcılık ve İslam düşmanlığı bazen camilere yönelik tehdit ve saldırı, bazen de özgürlük alanının daraltılması şeklinde kendini gösterebilmektedir” ifadelerini kullandı. Öte yandan Almanya’da ve bölgede de, yıl içinde bazı olumsuzluklar yaşansa da sağduyulu kesimlerin çoğunlukta olduğuna dikkat çeken Koçak Kaçar, “Toplumsal birlikteliği, farklı inançlara saygıyı ve toleransı zedeleyecek aşırıcılığa prim verilmeyeceğine yürekten inanıyorum. Aşırı yaklaşımlar karşısında Stuttgart’ta ve Avrupa genelinde yüz binlerce, milyonlarca sağduyulu insanın bulunması güven vericidir” diyerek Mübarek Ramazan ayını tebrik etti ve tüm dünyaya barış, huzur, sağlık getirmesini diledi.