TÜRK TOPLUMU ÜST YAPILAR OLUŞTURMALI

Advertisements

Başkonsolos Alver: “Türk toplumu artık üst yapılar oluşturmalı”

Mustafa Topçu HAMBURG
Hamburg Türk Basın Birliği (HTBB) tarafından düzenlenen “Güçlü Yarınlar İçin Birlikte: Medya ve Türk Toplumu Buluşması” yoğun ilgi gördü. Medya-toplum ilişkileri, beklentiler ve dijitalleşen haberciliğin geleceğinin tartışıldığı etkinlik, HTBB’nin üyesi olduğu Hamburg ve Çevresi Türk Toplumu’nun (TGH) salonunda gerçekleştirildi.

Etkinliğe Hamburg Başkonsolosu Berati Alver, Eğitim Ataşesi Mustafa Ekinci, TGH Başkanı Murat Kaplan, Antropolog Murat Çatal, Türk Öğretmenler Derneği Başkanı Bilge Yörenç, DİTİB Nord Başkanı Bülent Arlıoğlu, Sosyolog-Siyasal Bilimci Yaşar Aydın ve üniversite öğrencileri adına Serra Bildiren konuşmacı olarak katıldı. Çok sayıda dernek, kurum, kuruluş ve STK temsilcisi de etkinliği takip etti.

“Daha güçlü bir toplum için, daha güçlü bir medya”
Sunuculuğunu Naciye Aslan ve Ali Akdemir’in üstlendiği program, basın şehitleri için yapılan saygı duruşu ile başladı. HTBB Başkanı Ahmet Durmuş, konuşmasında güçlü ve sürdürülebilir bir medyanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Almanya’da onlarca yıldır yaşayan Türkiye kökenli büyük bir topluluğuz.

 

Eğitimde, iş dünyasında, siyasette ve sanatta varız ama sesimiz her zaman doğru şekilde duyulmuyor. Klasik medya düzeni artık değişti; dijital mecralara uyum sağlamak, özellikle genç kuşaklara ulaşmak zorundayız. Sorunların konuşulduğu kadar çözüm yollarının da üretildiği bu buluşmayı bir başlangıç olarak görüyoruz.”

 

Başkonsolos Alver: “Türkçe dersleri yaygınlaşmalı, üst yapılar oluşturulmalı”
Programda konuşan Hamburg Başkonsolosu Berati Alver, Türk toplumunun geleceği için „Türkçe-Türk kültürü derslerinin yaygınlaştırılması ve toplumun daha büyük, kurumsal üst yapılara yönelmesi“ olarak iki temel noktayı öne çıkararak şunları söyledi: “Türkçenin ve Türk kültürünün bölgedeki çocuklara aktarılması bizim için en önde gelen konulardan biridir. Bunun yanında Türk toplumunun artık küçük dernekler yerine daha kurumsal yapılara kavuşması gerekiyor. Vakıflar, okullar, hastaneler, spor kulüpleri, tiyatrolar ve hatta konservatuvarlar kurmak, Almanya’daki köklerimizi sağlamlaştırmak açısından çok önemli. Bu konuda toplumun içinde farkındalık oluşturmak sadece başkonsolosluğun değil, basından iş dünyasına kadar herkesin görevidir.

 

 

Bugünkü buluşmanın da ayrışmadan, yapıcı bir şekilde tüm konuların ele alınmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.” Diğer konuşmacılar da Türkçenin yaşatılması, topluma hızlı ve doğru bilginin ulaştırılması ve dijitalleşmenin oluşturduğu bilgi kirliliğine karşı medyanın rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Dijital çağda objektif haberciliğin öneminin arttığı ortak görüş olarak öne çıktı.
Konuşmacıların verdikleri mesajlardan kısa kesitler:

Öğrenci Temsilcisi Serra Bildiren:
Gençlerin en büyük sorunu aidiyet hissidir. İki dünya arasında duran bir nesil olarak, bizler kendimizi, iki ülke arasındaki bir yere tam olarak ait hissedemiyoruz. Gençler karar mekanizmalarında temsil edilmemesi ve medyada gençlere alan açılmaması da bunda etkili oluyor.

 

Eğitim Ataşesi Mustafa Ekinci:
Medyanın gücününün görmezden gelinemeyeceği bir dünyada Türk medyası da toplumumuzun sesi ve hafızasıdır. Medya, Türk toplumunun geleceği inşaasında önemli rol oynayan bir kurumdur. Bu açıdan işbirliğimizin değerli olduğuna inanıyorum.

DİTİB Nord Başkanı Bülent Arlıoğlu:
Kurumlar arasında koordinasyonun eksik olması gücümüzü azaltıp, etkimizi sınırlıyor ve sorunların çözümünü geciktiriyor.

Sosyolog-Siyasal Bilimci Yaşar Aydın:
Hızla değişen dünyanın ortasında, basınının da kendisini yenilemesi ve teknolojik gelişmelere kendisini hazırlaması gerekiyor.
Gazeteciler, sorunlarını anlattı

Etkinliğin ikinci bölümünde gazeteciler Ahmet Durmuş (Hamburg Haber), Mehmet Atak (Gazetem.eu), Emin Sağlık (Türkses), Erdal Altuntaş (Post Aktuel), Ömer Polat (manset.de), Rıza Atamtürk (AnılarFM), Ali Akdemir (Hayat Dergi) ve Naciye Aslan (Asbulten.de) medya sektöründeki zorlukları paylaştı. Basılı gazeteler ve haber sitelerinin büyük ölçüde reklam gelirleriyle ayakta durduğunu belirten gazeteciler, Türk toplumunun ve kurumların desteği olmadan Türk medyasının varlığını sürdürmesinin zorlaştığını ifade etti. Gazeteciler, dinleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.

Advertisements