Erdal Altuntaş
HAMBURG — Hamburg İslam Şurası (Schura), 31 Aralık gecesi Vahdet Camii tarafından düzenlenen “Mekke’nin Fethi” programı etrafında sosyal medyada yürütülen tartışmalara ilişkin bir açıklama yaparak, konunun çarpıtılarak toplumsal gerilime dönüştürülmesinden endişe duyulduğunu bildirdi.

Schura açıklamasında, dini ve kültürel etkinliklerin anayasal güvence altında olduğu vurgulanarak, bu tür faaliyetlerin bağlamından koparılıp siyasi tartışmaların parçası haline getirilmesinin toplumsal barışa zarar verebileceği ifade edildi. Açıklamada, eleştirilerin sorumluluk bilinciyle, ötekileştirici ve kutuplaştırıcı bir dil kullanılmadan yapılması çağrısında bulunuldu. Schura ayrıca, farklı inanç ve kültürlerin bir arada barış içinde yaşadığı Almanya’da karşılıklı saygının korunmasının önemine dikkat çekerek, kamuoyunu sağduyuya ve itidale davet etti.

“Programın hiçbir siyasi, ideolojik veya ayrıştırıcı yönü yoktur”
Öte yandan Vahdet Camii yaptığı basın açıklamasında ise, 31 Aralık’ta gerçekleştirilen “Mekke’nin Fethi Programı”nın cami bünyesinde her yıl düzenlenen sosyal, kültürel ve manevi faaliyetler kapsamında yapıldığını belirtti. Programın tarihsel ve dini bir olayın birlik, kardeşlik, ahlaki değerler ve toplumsal dayanışma çerçevesinde ele alındığı, hukuka uygun ve barışçıl bir etkinlik olduğu vurgulandı. Cami yönetimi, son günlerde kendilerini gazeteci olarak tanıtan bazı kişiler tarafından sosyal medyada yayılan iddiaların asılsız, mesnetsiz ve bağlamından koparılmış olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi: “Bu paylaşımların programın içeriği ve amacıyla hiçbir ilgisi yoktur. Programın hiçbir siyasi, ideolojik veya ayrıştırıcı yönü bulunmamaktadır.”

Açıklamada ayrıca:
• Hiçbir kişi, kurum veya toplumsal kesimin hedef alınmadığı,
• Etkinliğin din ve vicdan özgürlüğü ile kültürel faaliyet hakkı kapsamında yapıldığı,
• Faaliyetlerin hukuk devleti ilkeleri, kamu düzeni ve toplumsal barışa uygun biçimde sürdürüleceği ifade edildi.
Vahdet Camii yöneticisi Vahdin Başkan ise, kasıtlı ve yanıltıcı paylaşımlara karşı hukuki haklarının saklı olduğunu da belirterek kamuoyunun doğru bilgi temelinde değerlendirme yapacağına olan inançlarını dile getirdi.


