AVUKAT ENGİN ŞANLI’YA IRKÇI MEKTUP

Stuttgartlı ünlü Avukatı Engin Şanlı’ya içinde “Hepinizi öldüreceğiz” yazan tehdit içeren 15 sayfalık mektup gönderildi. Gönderilen mektupta Türkleri ve Müslümanları aşağılayan ırkçı ifadeler de dikkati çekti. Olayla ilgili Emniyet teşkilatı ile savcılık soruşturma başlattı.
Mustafa Karaman
STUTTGART- Almanya’nın ve Baden-Württemberg Eyaleti’nin başkenti Stuttgart’ın merkezinde ofisi bulunan çevrenin en tanınmış Avukatlarından Engin Şanlı’ya güya gönderen kişi olarak da Cem Özdemir yazılmış. “Hepinizi öldüreceğiz” yazan ve on beş sayfa boyunca tehditler, hakaretler ve nefret propagandası yer alan mektup gönderildi. Olayla ilgili Emniyet teşkilatı ile savcılık soruşturma başlattığı belirtildi.
SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Resmi posta yoluyla gönderilerek hukuk bürosunun posta kutusuna ulaştırılan ve çok profesyonelce hazırlanmış Berlin’de bulunan Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın sanki oradan gelmiş gibi bir algı oluşturulmuş olan zarfın içinde mektubu aldığını söyleyen Avukat Engin Şanlı, “Maalesef Almanya’da ırkçılık ve yabancı düşmanlığı artık herkes tarafından bilinen bir vaka haline geldi ki zaman zaman işte gerek camiler, dernekler olsun veya da gerek şahıslar olsun tehdit mektupları çoğalmış durumda. Kasıtlı olarak sindirilmeye çalışılıyoruz” diye düşündüğünü söyledi. İlk etapta acaba seçimle alakalı veya bir kampanyayla alakalı bir resmi bir bilgi mi geldi zanneden ve nefret içerikli mektup alan Avukat Şanlı, “Onunla ilgili değerlendirme yaptık ama mektubu açtığımızda çok büyük şaşkınlık da anladık ki bize karşı ve bütün Türkler ile Müslümanlara karşı büyük bir tehdit mektubu yazılmış. İçeriğinde işte Türkler ve Müslümanlar öldürülmesiyle alakalı bizim can güvenliğimiz olmamasıyla alakalı tehdit ve nefret içeren sözler yer alıyordu” diyerek mektubu okuyunca ve yazılanları görünce şok yaşadığını ifade etti.

OLAY ARAŞTIRILIYOR
Gönderilen mektupta Türkleri ve Müslümanları aşağılayan ırkçı ifadeler de dikkati çektiğini alanında tanımış ve uzman Avukat Engin Şanlı, “Tehditlerle işte değişik resimler, işte eli kanlı olan Angela Merkel’in resmi koyulmuş. Angela Merkel’in resminin yanında türbanlı ve başörtülü kadınlar koyulmuş. Onların arkasına üstüne tehditler, küfürler ve hakaretler yazılmış. Mektubun dışında bir tane de USB Stick koyulmuş. USB Stick’in üzerine de işte hangi şekilde ölüm gerçekleşeceğini bilmek istiyorsanız bunu açın şeklinde bir yazı yazılmış” dedi. Hemen Emniyet güçlerine ihbarda bulunan Avukat Şanlı, “Biz tabii ki bunların ilgili gereken polis teşkilatına haberdar ettik. Cinayet masası polis (Kriminalpolizei) bunu geldi aldı. Bununla ilgili gereken araştırma ve inceleme başladı. İnşallah bu ülkenin biz de bir vatandaşı olduğumuz anlaşılır artık. Göçmen kökenli olsak da bizim de aynı havayı soluduğumuz bu ülkenin kalkınması için çaba gösterdiğimiz gerçeği bu bizleri istemeyenler tarafından da inşallah bir gün kabul görür” diye dua etti.
HOŞGÖRÜYÜ AŞILAMAK
Irkçılığın artışına rağmen, Almanya’da ırkçılık karşıtı duyarlılık ve toplumsal tepkiler de yükselmekte olduğuna vurgu yapan Avukat Engin Şanlı, “Yabancı düşmanlığındaki bu artış, nitelikli iş gücünün Almanya’dan ayrılmasına neden olmaktadır. Bu mektuptan sonra ilk aklıma gelen soru Almanya insanların hoşgörü içinde birlikte yaşamaları için ve ırkçılığa karşı neler yapıyor? oldu. Bu bağlamda birlikte yaşamın temel ilkesi ‘Temel Yasa’ olarak adlandırılan Alman anayasasınca belirleniyor ve bu anayasa insan onurunun dokunulmazlığını dayanak alıyor. Fakat demokratik temel değerlerin dur durak bilmeden yeniden aktarılması ve ayrımcılık, yabancı düşmanlığı karşı savunulması gerekiyor. Bizler artık Almanya’nın bir parçasıyız. 65 yıl önce gelen bir nesil olarak burada kalıcı bir toplum insanıyız. Entegrasyon deniliyor ve biz zaten buraya yani Almanya’ya entegre olmuşuz. Hem bizlere hem de Alman toplumuna bu gerçekler için büyük bir görev düşüyor. Eğer bunun önüne geçilmezse bu gibi girişimlerin gerekliliği güçlendiriyor” ifadelerine yer verdi.

HOŞGÖRÜ ŞART
Almanya’da radikalleşmeyle mücadele ve demokrasinin güçlendirilmesine yönelik en önemli çalışmalardan biri de Federal yönetimin çocuklara, gençlere ve genç yetişkinlere yönelik bir program yapıyor olması ama bunu yeterli bulmayan uzman Avukat Engin Şanlı, “Onun için sivil toplum kuruluşları ırkçılıkla nasıl mücadele edileceği konusunda düzenli olarak görüş alışverişinde bulunuyor olması gerekmekte. Devlet ve STK’lar el birliği ile bu ırkçı eylemlerin önüne geçebilir görüşündeyim. Benim için ister etnik kökenleri, isterse dinleri, dünya görüşleri, cinsel kimlikleri, yaşları, cinsiyetleri ya da engelli oluşları fark etmez. Ayrımcılığa uğrayan her birey benim için insanlık ve bu toplumun ayıbıdır. Benim için hoşgörü ile insanların karşılıklı saygı içerisinde sürdürdüğü bir ortak yaşam içerisinde yaşamaktır” sözlerine ekledi.



