STUTTGART BAŞKONSOLOSU’NDAN BİRLİK VE BERABERLİĞİ SERGİLEYEN İFTAR SOFRASI

Advertisements

STUTTGART BAŞKONSOLOSU’NDAN BİRLİK VE BERABERLİĞİ SERGİLEYEN İFTAR SOFRASI

MUSTAFA KARAMAN
STUTTGART- Türkiye’nin Stuttgart Başkonsolosluğu tarafından gelenekselleşen iftar daveti bu yıl Stuttgart’ta bulunan Piri Reis Restoran’da verildi. Verilen iftar davetine başta ev sahibi T.C. Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar olmak üzere Başkonsolos Yardımcısı Gamze Algün, Muavin Konsolos Serkan Taşık’ın yanı sıra Ataşeler, Kosovo Konsolosu Hamdi Berbatovci, Baden-Württemberg Eyalet Hükümeti Antisemitizmle Mücadele Komiseri Dr. Michael Blume, Stuttgart Fuar (Messe) CEO’su Roland Bleinroth, Süryani Ortodoks Kilisesi Piskoposu Habip Önder, DİTİB, İGMG, ATF, VİKZ, İGBW, ATİB, Avrupa Nizam-ı Âlem, DTİK, ATGİAD, MÜSİAD, EUBA, DESBİR temsilcilerinin yanı sıra bölgede faaliyet gösteren STK dernek yöneticileri ile spor, eğitim, sağlık, siyaset, iş çevresinden seçkin davetliler ile Türk Doktorları katıldılar.

İFTARLARIN ÖNEMİ

İftar programı DİTİB Heilbronn Merkez Cami Din Görevlisi Mustafa Tok’un okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Moderatörlüğünü Mihriban Harbi’nin yaptığı iftar yemeğinde Stuttgart Başkonsolosluğu Din Ataşesi Fatih Burak Mermer açılış konuşmasında, Ramazan ayının manevi atmosferi, feyzi ve birleştirici gücüne vurgu yaparak özellikle Avrupa’daki Türk toplumuyla bir araya gelinen iftar sofralarında, birliğin ve beraberliğin önemini vurgulayan mesajlar paylaştı. Moderatörlüğünü gazeteci-yazar Ramazan Kara’nın yaptığı ‘Baden-Württemberg’deki yaşayan Müslümanların problemleri ve gelecekle ilgili çözümleri’ adlı bir de panel düzenlendi. Panelde konuşmacı olarak BW Eyaleti Antisemitizm Görevlisi Dr. Michael Blume, Stuttgart Büyükşehir Belediyesi Uyum Sorumlusu Ayşe Özbabacan, BW Demokrasi Merkezi Aşırıcılıkla Mücadele Uzmanı Derya Şahan, Mihriban Harbi ve Serkan Dikmen yer aldılar.

65 YILDIR KÖPRÜ BAĞI  

Ramazan ayının birlik, beraberlik barış ve paylaşma ruhuyla buluşturduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan T.C. Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar, misafirleri bu davete katıldıklarından dolayı teşekkürlerini iletti ve dünyanın farklı noktalarında bu ayı zorluklar içinde geçiren masum insanlara da dua gönderdi. Türk toplumu Almanya’da 65 yıldır emeği, kültürü, sanatı ve girişimciliğiyle artık bu ülkenin bu toplumun bir parçası olduğunu yenileyen Başkonsolos Koçak Kaçar, “Bugün burada aramızda eyaletin dünya devi markalarının çalışanları yöneticileri, doktorlar, eyaletin en önemli araştırma kuruluşlarında görevli bilim insanları, yerel siyasetçiler, sporcular, sanatçılar var. Hepsiyle gurur duyuyoruz. Türkiye-Almanya arasındaki çok boyutlu ilişkiler manzumesinde, Türk toplumunun ayrı bir yeri vardır ve iki ülkeyi birbirine bağlayan güçlü bir köprüdür. Bu köprüyü oluşturan toplum kesimlerinin tamamının görüşleri kıymetlidir, farklı bakış açılarımızın buluştuğu ortak payda ise iki ülkeye olan sevgidir” dedi.

AŞIRILIĞA, NEFRETE VE AYRIMCILIĞA KARŞI DURMAK

Son yıllarda Avrupa genelinde yükselen aşırı sağ akımlar, İslam karşıtlığı ve her türlü aşırıcılığın sadece Türk toplumunu değil, tüm toplumu endişelendirmekte, birlikte yaşam kültürüne zarar vermekte olduğuna vurgu yapan Stuttgart Başkonsolosu Makbule Koçak Kaçar, “Tarih boyunca Türk toplumu insan onurunu zedeleyen her türlü aşırıcılığa karşı mesafeli bir duruş sergilenmiştir. Almanya’daki Türk dini kuruluşları ve genel olarak Türk dernekleri de her türlü aşırıcı akımın karşısında olmuştur. Farklı belediyelerde Türk dernekleri ile ortak çalışmaların arttırılmasının, derneklerin topluma katkılarının daha net görülmesini sağladığını gözlemliyor, bu tür çalışmaları destekliyoruz” dedi. Yıl içinde camilere, derneklere ve iş yerlerine yönelik hedef alan çeşitli saldırılar olduğunun altını çizen Başkonsolos Koçak Kaçar, “Bu tür saldırılara karşı yereldeki Alman makamları ve Alman dostlar ile verilen birlik beraberlik ve dayanışma mesajları ise iyiliğin kazanacağının, demokratik birlikte yaşam kültürüne bağlılığın simgeleri olmuştur. Bizler biliyoruz ki; hangi kökenden, hangi inançtan olursa olsun, her türlü aşırılığa, nefrete ve ayrımcılığa karşı birlikte durmak ortak sorumluluğumuzdur. Barış, saygı ve demokrasi, ancak omuz omuza verildiğinde güçlenir. Bu gençlerimize bırakacağımız en kıymetli mirastır” olduğunun ifadelerini kullandı.

 

 

Advertisements