HAMBURG – Hamburg’da faaliyet gösteren kentin ilk ve tek çok kültürlü sahnesi Mut! Tiyatrosu’nun düzenlediği 9. Tiyatro Köprüsü Festivali, savaşları ve şiddeti eleştiren “Die Herausforderung des Ungebrochenen” adlı Almanca oyunla kapılarını açtı. Festivalin açılışına sanat, kültür ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Mut! Tiyatrosu Kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Mahmut Canbay ile ekibi tarafından organize edilen festivalin açılışı, Hamburg Eyalet Kültür ve Medya Bakanlığı Özel Tiyatrolar Sorumlusu René Born’un da aralarında bulunduğu geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Açılış gecesinin sunuculuğunu ise tanınmış kabare sanatçısı Muhsin Omurca üstlendi.

Festivalin açılış konuşmasını yapan Mahmut Canbay, Tiyatro Köprüsü Festivali’nin Türkçe, Kürtçe ve Almanca dillerinde çok kültürlü bir buluşma alanı sunduğunu vurguladı. Canbay, “Bu festivalde sahnemiz bir buluşma ve paylaşım alanına dönüşüyor. Çeşitlilik bizim gücümüzdür, dil bizim köprümüzdür ve tiyatro açık bir sanat alanıdır” dedi. Tiyatronun yalnızca bir anlatı alanı olmadığını, aynı zamanda bir deneyim ve etkileşim zemini sunduğunu belirten Canbay, seyircinin de sanatsal sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.Hamburg Kültür ve Medya Bakanlığı adına Philipp Hirschfeld tarafından gönderilen mesaj ise Muhsin Omurca tarafından davetlilere okundu. Mesajında festivalin dokuzuncu kez düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti paylaşan Hirschfeld, Mahmut Canbay ve ekibinin çalışmalarını takdir etti. Hirschfeld mesajında, festivalin farklı kültürler arasında köprü kurduğunu ve çok dilli yapısıyla toplumsal uyuma önemli katkılar sunduğunu belirterek, özellikle göç ve mülteci geçmişine sahip gençlere kültür aracılığıyla alan açılmasının Hamburg için büyük değer taşıdığını kaydetti. Konuşmaların ardından festival programı, Mahmut Canbay’ın yazıp yönettiği “Die Herausforderung des Ungebrochenen” adlı Almanca oyunla başladı. Emrah Demir, Marlon Joel Mähnert, Nilofar Khodabakhshi ve Quentin Barich’in rol aldığı tek perdelik oyun, savaşsız bir dünya ve şiddetsiz bir toplum idealini sahneye taşıdı. Özellikle Emrah Demir’in performansıyla öne çıktığı oyunda, daha adil ve şiddetten uzak bir toplumun inşasında her bireyin sorumluluk taşıdığı mesajı verildi. Gösteri sonunda izleyiciler oyuncuları ve yönetmen Mahmut Canbay’ı uzun süre alkışlayarak tebrik etti. Davetliler arasında yer alan Hamburg Kültür ve Medya Bakanlığı Özel Tiyatrolar Sorumlusu René Born da festivalle ilgili değerlendirmesinde, “Bu sene 9. kez gerçekleştirilen Tiyatro Köprüsü Festivali’ne konuk olmaktan mutluyum. Her yıl festivalin yeni bir ivme kazanarak daha yüksek bir motivasyonla ve bizim de büyük önem verdiğimiz bir kalite anlayışıyla düzenlendiğini görmek sevindirici. İzlediğimiz oyun da oldukça etkileyici ve anlamlıydı” ifadelerini kullandı. Oyun sonrasında davetlilere ikramda bulunulurken, genç sanatçılardan oluşan Celestial Musician Society grubunun müzik dinletisi geceye renk kattı.

  1. Tiyatro Köprüsü Festivali bugün (8 Mayıs) saat 19.30’da İstasyon Tiyatro İletişim’in sahneleyeceği “Kaderimin oyunu mu bu?” adlı Türkçe oyunla devam edecek. Ali Cüneyd Kılcıoğlu’nun kaleme aldığı, Serap Sadak’ın yönettiği oyunda Aybahar Uğur, Aysun Siuda, Erdoğan Koç, Burak Bölükbaşı, Murat Büyükaalp, Murat İlkbahar, Mustafa Sert, Nazmiye Acar, Şebnem Temur, Zeynep Schipper-Çetin ve Olgay Sadak sahne alacak.

Festival programı
09.05.2026 Cumartesi, Saat 13:00
Çocuk Oyunu: “Kuki Şov” (Türkçe)
İzmir Mevzu Tiyatrosu (İzmir Belediyesi destekli)
Konusu:
Kukla ve pantomimi bir araya getiren eğlenceli ve öğretici çocuk oyunu, 3 yaş ve üzeri izleyicilere hitap ediyor.
________________________________________
09.05.2026 Cumartesi, Saat 19:30
Stand-up / Kabare: “Ne wisa ne ji wilo” (Kürtçe)
Sanatçı: Aram Dildar
İçerik:
Ödüllü kısa filmleriyle tanınan yönetmen Aram Dildar, bu kez sahnede Kürtçe stand-up gösterisiyle izleyici karşısına çıkıyor. “Ne wisa ne ji wilo” adlı gösterisinde Dildar, kendine özgü mizah diliyle toplumsal meseleleri, gündelik yaşamın çelişkilerini ve insan ilişkilerini ele alıyor. Sinemadaki anlatım gücünü sahneye taşıyan sanatçı, izleyicilere hem düşündüren hem de güldüren keyifli bir kabare deneyimi sunuyor.
________________________________________
10.05.2026 Pazar, Saat 16:00
Oyun: “Can Pazarı” (Türkçe, Almanca üst yazılı)
Yazan ve yöneten: Kemal Kocatürk
Oyuncular: Kemal Kocatürk, Emir Akköse, Ahmet Özer, Duygu Yapkuöz, Cansu Yıldız, Kemal Oğuz Taş, Gökmen Müftüoğlu
Konusu:
Toplumda giderek artan şiddetin nedenlerini ve etkilerini ele alan “Can Pazarı”, sekiz kısa oyundan oluşuyor. Son yıllarda dünyayı saran şiddet dalgasını etkileyici bir dille ele alan oyun, toplumsal yaşamın giderek şiddetle kuşatılmasını, bireysel acılara karşı duyarsızlaşmayı ve şiddetin nasıl sıradanlaştığını eleştirel bir bakışla sorguluyor. Yalın ama sert anlatımıyla izleyiciyi derinden etkilerken, yer yer kullandığı mizahla bu ağır tabloya farklı bir boyut sunuyor.
________________________________________
10.05.2026 Pazar, Saat 18:00
Konser: Şengül Pak
İçerik:
Dersim kökenli sanatçı Şengül Pak, güçlü sesi ve ana dilindeki müziğiyle izleyicilere derinlikli bir müzik deneyimi sunuyor. Bölgenin geleneksel kilamlarını ve ağıtlarını modern bir yorumla sahneye taşıyan sanatçı, müziği yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda hafıza ve direniş alanı olarak ele alıyor. Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Pak, Kürt (Zazaki/Kırmancki) müziğinin önemli kadın seslerinden biri olarak kabul ediliyor. Sahnedeki performansında vokalin yanı sıra tambur ve yan flüt de kullanan sanatçı, gelenek ile günümüzü birleştiren özgün bir anlatım sunuyor.
________________________________________
12.05.2026 Salı, Saat 19:00
Atölye: “Çok dilli tiyatro: Yöntemler ve uygulamalar”
Eğitmen: Mahmut Canbay
İçerik:
Bu iki saatlik atölyede, tiyatro metinleri üzerinden dilin, bedenin ve duygunun sınırları keşfediliyor. Anlayarak ya da anlamın ötesine geçerek oynama yaklaşımıyla, karşılaşmanın yeni yolları aranıyor. Doğaçlama çalışmalarıyla kurallar esniyor, diller birbirine karışıyor ve sahneler her seferinde yeniden şekilleniyor. Deneyimli ya da deneyimsiz herkese açık olan atölyede amaç “doğru” oynamak değil, birlikte denemek ve keşfetmek. Katılımcılar sahneye çıkarak iki dil arasında kendi oyunlarını keşfetme fırsatı buluyor.
________________________________________
14.05.2026 Perşembe, Saat 18:00
Oyun: “Turkish Delight” (Türkçe)
Konusu:
Farklı karakterlere sahip Aslı ve Kerem’in yıllar sonra yeniden karşılaşmalarıyla başlayan hikâye, ilişkiler, değişim ve uyum üzerine düşündürücü bir anlatı sunuyor.
________________________________________
15.05.2026 Cuma, Saat 19.00
Oyun: „Melankolî/ Yetişkinler için kukla tiyatrosu (Kürtçe/Kırmancki)
Sanatçı: Mirza Metin
Konusu: “Partiya Lepikên Çenebaz”, sanatçının kukla, stand-up ve talk show’u birleştirdiği politik bir komedi gösterisi. Kürtlerin sosyal ve siyasi durumunu mizahi ve ironik bir dille ele alıyor, gerçek ile kurgu arasında, kuklalar üzerinden güncel konulara değiniyor. Mîrza Metîn uzun yıllardır tiyatro yapan bir sanatçı, yönetmen ve eğitmen.
__________________________________________________________________
16.05.2026 Cumartesi, Saat 20:00
Konser: Şenkop
Grup üyeleri: Cem Mazlum (davul), Rûbar Dindar (klavye/vokal), Ruşen Can Acet (kabak kemane/vokal) ve Aslı Töre (görsel yönetim).
İçerik:
“Şenkop” adı, Türkçede “neşe, mutluluk” anlamına gelen “Şen” ile müzikte ritme beklenmedik vurgular katan “senkop” tekniğinin birleşiminden oluşuyor. Grup, Anadolu ve çevre bölgelerin geleneksel halk şarkılarını modern düzenlemelerle yeniden yorumlayarak hem kültürel özünü koruyor hem de enerjik ve çağdaş bir müzik anlayışı sunuyor.
________________________________________
17.05.2026 Pazar, Saat 19:00
Oyun: “Mirina Janne d’Arce” (Kürtçe)
Yazar: Stefan Tsanev
Yönetmen: Berfin Emektar
Oyuncular: Nurşen Adıgüzel, Yavuz Akkuzu, Özcan Ateş
Konusu:
“Mirina Janne d’Arce”, Stefan Tsanev’in “Jeanne d’Arc’ın Çılgın Ölümü” eserinden uyarlanmış, sembollerle dolu bu tiyatro oyununda, özellikle kadınlar olmak üzere insanın din ve patriyarkal milliyetçilik tarafından nasıl baskı altına alındığı irdeleniyor. Hafif bir mizah unsuru taşısa da sonunda insanlığın bu baskı güçleri karşısında sessiz ama güçlü bir zaferini anlatıyor.
Advertisements
  • Advertisements