İçi boş-dışı yok

Saygıdeğer okuyucularım;
Politika büyük bir “problem çözme sanatıdır”. Bu “büyük sanat”, bir problemi daha büyük problem oluşturmadan, çözebilme kabiliyetiyle kendisini belirtir. Yani, problemler büyürse, hayat pahalılaşır ve zorlaşırsa politika başka amaçlara hizmet veriyor demektir. Başarılı bir çalışma, kişilik, bilgi, güven ve tecrübe ister. Bizim gibi çalışan insanlar, hayatımıza yön verebilmek için, bazı prensip ve kurallara önem vermemizi gerektirir. Hayatımıza verdimiz yönü ve gittiğimiz istikâmeti belirler. Gittiğimiz istikâmeti de sabit tutabilmek için, mutlaka yönümüzün doğru olup olmadığını kontrol etmemiz gerekir. Politikanın insanlara olumlu bir yön verebilmesi, sağlam bir yaşam için mecburidir. Yani, nerde başladık, ne kadar gittik, yolum doğru mu? Bu her geminin kaptanının üstlendiği ve sorumlu olduğu görevdir. Bu günlük politik hayatta olduğu gibi, politika sorumluluk ve güven isteyen bir iştir. İnsanda sorumluluk duygusu olmazsa, veya bilgisi yetmezse, hem kendi hayatını, hem de başkalarının hayatını tehlikeye atar. Size bir misal vereyim.  MS Costa Concordia gemisi, 2006 senesinde göreve alınarak, 290 metre uzunlukla, zamanının büyük, modern ve muhteşem bir yolcu gemisiydi. 450 Milyon Euro’ya mal olan gemi, 3.780 yolcu ve 1.100 elemanıyla, kaptanı için hem büyük bir görev, hem de büyük şeref oluştururdu. Büyük bir görevi doğru yapabilmek için, ilk olarak kendisini sorumlu hissetmekle ve şeref ve gurur ile baslar.  Atalarımız ”Yiğit meydanda belli olur” dediklerinde, yiğitliğin lafla değil, yaptığı işle kendini gösterdiğini anlamına gelir. Ama Costa Concordia gemisinin kaptanı, eski bir denizci ailesinden olmasına rağmen, gösterişten vazgeçemeyerek, sorumluluğunu unuttu. 13. Ocak 2012 akşamı Civitavecchia sahiline çok yaklaşarak, sahildeki kayalara çarptı, ve gemisini batırdı. Bu macera sonu, 32 kişi hayatlarını kaybetti. Costa Concordia’nın kaptanı kendisi haricinde herkesi suçlamasına rağmen, mahkeme sonu haklı olarak 16 sene hapse mahkûm olur. Kaptanlık insanlar, mal, mülk ve gemi için sorumluluk değilse, ne olabilir?
Bu kaptan sadece ona emanet edilen gemiyi batırmadı. Yolcuları can mücadelesi verirken, kendisinin “Yanlışlıkla bir can kurtaran botunun içine düştüğünü iddia etti”. Bu misalle bir işi üstlenmenin ve o işin sorumluluğunu üzerine alabilmenin farklı şeyler olduğunu belirtmek istedim. Günlük yaşamımıza dikkatle bakarsak, bazı şeylerin olumsuz yöne gittiğini fark edebiliriz. Hayatımıza şekil vermek için sorumluluk üstlenen kişilerin, bu sorumluluğu neden istedikleri sorusu çoğu zaman cevapsız kalmaktadır. Internet zamanında bile, politikada kimin kime hizmet ettiğini anlamak uzman işi hale geldi. Politikayı değerlendirmek için gördüğünüzü değil, göremediğinizi aramanız gerekir. Gerçekten politikayı anlaması zor olan bir spor olarak görürseniz, belki daha çok hoşunuza gider.
Eski Çin filozofu Konfüçyüs’e göre: “Aptallık az bilgi değil, bilgiyi kabullenmemek de değildir. Aptallık, yeteri kadar bilgi sahibi olduğunuzu inanmaktan oluşur”. Çinlilerden öğrenelim, gözlerimizi açalım, uyanık kalalım ve soru soralım, cevap arayalım.
İçi boş ve dışı olmayan şeyleri kabullenmeyelim, zamanımızı ve hayatımızı boşuna harcamayalım.
Böyle yaşamak (veya yuvarlanmak) günahtır.

Hepinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

 

Tamer Tezulaş

Advertisements
  • Advertisements