ZAM VE HÜKÜMET!

Siyaset ve yeni hükümet sınıfta mı kaldı?

Yeni Federal hükümet göreve başlamasının ardından şansölye Olaf Scholz’un yanı sıra Almanya’yı yöneten bakanlar yani yeni kabine, halkın veya diğer tabirle seçmenlerin tepkilerini şimdiden almaya başladı. Siyasetçilerin temsil ettiği değerler de maalesef bu ‘saygınlığın kalmamışlığından’ nasibini aldı desem daha doğru olur.

Neden mi?
Almanya’da olmaz böyle durumlar desek de 2022 yılının zirvesinde devam eden tüketici enflasyonunda zamlar etkili olurken, üretici enflasyonu hammadde ve enerji maliyetlerindeki artışla vatandaşın belini büktü. Böylelikle artan zamlarla halkın üzerinde odaklaşan tedirginlikler hükümete kırık not verdi. Bence hükümet, hiçbir alanda yüz üzerinden 50 puanın üzerine çıkamadı.
Yılın başından bu yana iğneden ipliğe her şeyin fiyatının artması, inanın geçen sene yapılan IGM, Verdi veya diğer sendikalar adını ne koyarsanız koyun elde ettikleri zamlar bence görülen enflasyonla eridi gitti. Evet, tüketici enflasyonuna en fazla etki yapan gıda grubunda enflasyon artarken bunun manşet enflasyona etkisi akaryakıtta oldu. Tarım ürünleri, taze sebze ve meyvelerde de artış yüksek olurken her türlü gıda ve içeceklere kadar hemen hemen her tüketim maddelerinde yüksek zamlar yaşandığı görüldü. Sigara, Tütün fiyatlarına hiç girmesem daha iyi olur. (Şimdi yazımı okuyanlar, içmesinler kardeşim diyeceklerdir.) Piyasanın enflasyon beklentisinin aşılmasına da akaryakıt ve elektrik ile doğalgaz grubundaki artış etkili olduğu ortada.

Sadece yüksek gıda enflasyonu değil, bunun yanı sıra enerji, akaryakıt, ısınma ve ulaştırma hizmetlerine üst üste yapılan zamlar da halkın yaşam standardını düşürüyor ve belini büküyor.
Hal böyleyken alt gelirli ve orta gelirli vatandaşların alım gücünün düştüğünü görüyoruz.
Bu artışları durdurmak için merkezi bir planlama yürütülmezse dar gelirliler ile orta gelirliler biçare kalacaklar. İktidar bu mevcut aktüel faaliyetleri ayrıştırmalı. Eğer ayrıştırmazlarsa ortaya çok karmaşık bir yapı çıkması elde bile olmaz. O yüzden göze çarpan akaryakıt fiyatları şu an Dizel 2,30 Euro civarında Benzin ise 2,22 Euro ve daha da artacak gibi gözüküyor.

Ülkenin en başta gelen ekonomik sorununun resmen fiyatlardaki artışın devam etmesi halinde talebin gerilemesi ile insanlar araba kullanamaz hale gelecekler. Bu da ne demek? Bilhassa Baden-Württemberg Eyaleti’nin kalbi olan Otomobil Endüstrisi duracak veya üretimi azalacak. Binlerce kişi işsiz kalacak. Üstelik bu süreç daha da kötüleşerek devam edecek gibi görülüyor.

Yani hükümet baltayı kendi ayağına vuracak.

Son dönemde yürütülen ekonomi politikalar sonucu yani Almanya’da yapılan alenen veya gizli zamlar halkın tadını kaçırdı.
Aynı zamanda ülkede yüksek düzeyde gelir elde eden ve büyük çapta serveti olan belli bir kesim dışında, toplumun çok önemli bir kısmının hızla yoksullaştığı ve giderek birçok şeyden yoksun kaldığı bir süreçten geçiyoruz. Almanya’daki sokaklara bir bakın evsiz çoğaldı. Her mahalle başında bir yatan göreceksiniz. Buna artı olarak çöp karıştıran mı dersiniz veya da şişe toplayan mı dersiniz. Gözle görülen bu.
Öyleyse emeklilerin bu zamlar ile ne yaptıklarını düşünmek bile bana bu yazıyı yazarken inanın zor geldi. Düşük gelirli emeklilerin vay haline.
Bence fiyatını artırmak yerine birçok sektördeki işletimleri destekleme artırılmalıdır.
Bu gelişmeler sonrası kendi kendime sordum. İnanın birçok kişi de benim gibi düşünmüş ve bu soruyu sormuştur. SPD, Yeşiller ve FDP Almanya’nın yeni hükümeti yani üç partili koalisyon, sizce doğru karar mıydı bilemem. Yoksa Şansölye Merkel’in bıraktığı bir harabe hükümet mi vardı onu da bilemem.
Ama bildiğim tek şey var, bence hükümeti muhalefet yerinde müdahalelerle uyarmadığıdır.
Belki de Korona Virüsün getirdiği bir etkidir bu yaşadıklarımız! Kim bilir?
Ama bir şey daha yazamadan edemeyeceğim. Hatırlayın bakalım seçimlerdeki verilen vaatleri! Şu durumdaki gelişimleri göz önünde tutun. Bu durumda gelişimler ile yapı içerisinde hükümetin vaatlerinin altını doldurması tabii ki çok zor.
Durumumuz o kadar da vahim değil. Ama yine de hükümetin yerinde yapılacak müdahalelerle zamları önleyebilirler.
Eski bir Almanya’yı yaşamak bu halkın hakkı değil.
Bilhassa bizler yani göçmen işçiler, dedelerimiz, babalarımız ve biziler bu ikinci vatan diye tabir edilen Almanya için kendimizden çok fedakarlıklar yaptık.
Kimse yerim sıcak demesin. Hükümet dahi olmak üzere herkes elini taşın altına koysun.
Hükümete buradan çağrımız olsun. Biran evvel bunun önlemlerini alın yoksa faturayı asıl ödeyecek olan iktidardır. Çünkü bir dahaki seçimlerde yine iktidara talibiz derseniz. Vatandaşı memnun edeceksiniz arkadaş (etmek zorundasınız). Unutmayın sakın güç vatandaşındır.

Kalın sağlıcakla

Mustafa Karaman/Post BW Haber Müdürü

 

Advertisements
  • Advertisements