Page 254 - Dortmund 2013
P. 254

Çocuk İsimleri / Kindernamen
             Almanya Tanıtımı / Deutschland Präsentation







               reis : Baş, başkan.                           — Ş —               Turgay : Küçük kuş, sığırcık.
               resül : Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber.  şaban : Aralık, fasıla.  Turgut : Belde, yerleşme merkezi, mesken.
               reşat : Hak yolunda yürüme, doğru yol.  şabi : Cemaat ehli.
               reşid : Akıllı, iyi ve olgun.    şadan : Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.  — u, ü —
               rifat : Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.  şahap : Alev, ateş parçası, akan yıldız.  Ubeydullah : Kulcağız, kölecik.
               rüçhan : Üstün olan.             şahinalp : Şahin gibi yiğit.     üsame : Bir aslan cinsi.
               rıdvan :  Razı, memnun. Cennetin    şahsüvar : Usta binici, çok iyi ata binen.
                    kapısındaki melek.          şâfi : Şefaat eden, şifa veren.               — V —
               rıza :  Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin    şarani : Saçı gür.  vakkas : Savaşçı, okçu.
                  yok edilmesiyle elde edilen makam.  şecaeddin : Dinin kahramanı, dinin yiğidi.  vakur : Ağırbaşlı, temkinli.
                                                şehlevent : Uzun boylu, yakışıklı genç.  vakıf : Duran, ayakta duran.
                            — s —               şemseddin : Dinin güneşi.        vâlâ : Yüksek, yüce.
               Sadeddin : Dinin mübarek kişisi.  şemsi : Güneş gibi parlayan.    vecdi :  İlahi aşka dalan, vecde gelen,
               Sadullah : Allahü teâlânın saadeti.  şerafeddin : Dinin şereflisi.    kendinden geçen.
               Sadun : Uğurlu olan, uğur getiren.  şeref :  Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara    vecit : Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.
               Safa : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.  sahip olmak.     vecihi : Bir kavmin büyüğü.
               Saffet :  Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan    şevket :  Büyüklük, kudret ve kuvvetten    vedat : Sevgi ve dostluk gösteren.
                   uzak olan.                        doğan haşmet.               vefa : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren.
               Saffan : Saf, halis.             şevki : Şevkli, neşeli, istekli.  veli : Ermiş.
               Salahaddin : Dine bağlı, dini düzgün.  şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.
               Sâman :  Servet sahibi, zengin, rahat,    şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.  — Y —
                    dinç, düzenli.              şihabeddin : Dinin parlak yaldızı.  Yahya : Canlı, hayat süren.
               Sedat : Doğru ve haklı           şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.  Yaver : Yardım edici, imdada koşan.
               Selami : Barış, huzur ve selamet sahibi.  şir : Aslan.            Yavuz : Yaman, korkusuz.
       254
               Selçuk : Sel gibi akan.                                           Yekta : Tek, eşsiz, benzersiz.
               Selman : Barışçı, sulhçu.                     — T —
               Serdar :  Asker başı, kumandan,    Taceddin : Dinin tacı.                      — z —
                    komutan, reis.              Taci : Taçlı.                    Zafer :  Maksada ulaşma, barışma,
               Serhat : Sınır boyundaki asker.  Tahsin : Kale gibi sağlamlaştırma.   düşmanı yenme.
               Sertaç : Başa konan taç.         Taki : Günahtan kaçınan, dinine bağlı.  Zâfir : Zafer kazanan, üstün gelen.
               Server :  Baş, reis, seyyid, bir topluluğun    Talat : Yüz, çehre, dindar.  Zamir : Yürek, iç, vicdan.
                    ileri geleni.               Talha : Bir zamk ağacı.          Zekai : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
               Sevban : Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.  Tamer : Tam erkek.        Zekeriyya : Erkek zat.
               Seyfi : Kılıç kuşanmış, asker.   Taner : Şafak gibi canlı erkek.  Zeyd : Artan, çoğalan.
               Seyfullah : Allah’ın kılıcı, askeri.  Tanju : Türk hükümdarı [Çinlilerce]   Zeynel : Süslü.
               Seymen : Çiftlik bekçisi.        Tarkan : Dağınık, perişan.       Ziver : Süs, ziynet ehli.
               Seyyid :  Efendi, bey, Peygamber efendimizin   Tarık : Sabah yıldızı, parlak yıldız.  Ziya : Işık, aydınlık, nur.
                    torunu Hazret-i Hüseyin’in soyundan   Tayfur : Uçan, yükselen.  Ziyad : Fazlalık, çokluk, bolluk.
                    gelenler.                   Taylan : Uzun boylu.             Zübeyr : Akıllı.
               Sezgin : Sezen sezici, duygulu, hassas.  Tayyar : Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan.
               Sinan : Mızrak, süngü.           Tekin : Uğurlu, hayırlı.
               Sirac : Lamba, ışık, güneş, ay.  Temel : Asıl, esas.
               Siraceddin : Dinin kandili.      Tevfik :  Uygun getirme, Allah’ın
               Siyami :  Oruçlu, kendini kötülüklerden    yardımına kavuşma.
                    men eden.                   Timur : Demir gibi sağlam.
               Soner :  Bir işte son yardımı yapan.    Timurtaş : Demir ve taş gibi sağlam.
                   Son olması istenen.          Tufan : Afet, felaket, çok şiddetli yağmur.
               Sunullah :  Allah’ın kudreti, meydana    Turan : Cesur atılgan, yiğit.
                     getirdiği varlığı.         Turanşah : Cesur Türk hükümdarı.






        Post_Bizim_Rehber_Ruhr.indd   254                                                                     05.04.13   16:29
   249   250   251   252   253   254   255   256   257   258   259