ALLAH insana neden “bir ağız” verirken “iki kulak” vermiş diye çok düşündüm? Herhalde çok konuşmaktan ziyade çok dinlemenin faydalı olduğuna bir işaret?
Çok konuşanın derdi ne ki, hızlı ve bir o kadarda çok konuşur? Genellikle bir şeyleri kabul ettirme, çevreyi ele geçirme, söz sahibi ve yöneten kişi olma gayretidir.
Ancak bir zaman sonra çekilmez olurlar… dinlemediklerinden dolayı da yeni malzemeleri olmaz ve önce söylediklerini tekrarlarlar… konuşmaktan düşünmeye zaman bulamazlar… konuştuklarını tekrarladıkça, beden dili ve mimikleri ile öyle özleşir ki, aynı konuları uzmanca anlatır ve çok etkili olmaya başlarlar… Tek sıkıntı, sürekli yeni kişiler bulmak zorunda kalırlar. Çünkü aynı çevreye sürekli aynısı anlatmak, karşısındakini sıkmaya başlar, çekilmez olurlar ve çekilmez olduklarını fark eder etmez yeni dinleyiciler aramak zorunda kalırlar…!
Bir pazarlamacı düşünün ki, siz mağazaya ayak basar basmaz; “buyurun size yardımcı olayım” der, kendi arzu ettiği ürünü pazarlamaya, sizi hemen etki altına almaya çalışır. Çok konuşur ve tek hedefi; “pazarlamaktır”! Doğru, yanlış, kaliteli veya kalitesiz hiç önemli değildir! Tek hedef “PAZARLAMAKTIR”! İşte, karşınızda çok konuşanında, doğru veya yanlış tek hedefi; “sizi kendi fikir ve düşünceleri ile etki altına almaktır”! Tabi genelleyemeyiz..! Pazarlamacılarımıza haksızlık etmeyelim..!
Dinleyen ise….
– malzeme toplayandır
– Yeni bakış açısı oluşturandır
– Karşısındakini çabuk çözebilendir
– Enerjisini boşa harcamayandır
– Düşünme fırsatı olan ve sorgulayabilendir?
Yani daha zengindir! Konuşan harcarken, dinleyen biriktirir, düşünür, işler ve ulu orta değil, sadece yeri geldiğinde, içerisinde işlediğini kalitesiyle pazarlar!
Konuşmayı iki senede öğreniriz de, susmayı 50 senede öğrenemeyiz!
– Ernest Hemingway –
İki kulağımız var iken, bir ağızın esiri olmayalım…!
Mustafa Göğüş


