Page 159 - Isviçre 2018
P. 159
İsimler ve Anlamları / Vornamen und ihre Bedeutung
Hediye : İkram olarak verilen şey. Mebşure : Yüzü güzel, endamlı. Necla : Kız evlat.
Hicran : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı. Mefharet : İftihar eden. Nedret : Az bulunan, ender.
Hicret : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan. Mefkure : Ulaşılmak istenen en yüce amaç. Nehar : Gündüz.
Hilâl : Yeni ay. Mehlika : Ay yüzlü. Nemika : Mektup.
Hoşeda : Davranışı hoş, hareketi güzel. Mehpare : Ay parçası. Neriman : Pehlivan, kahraman, yiğit.
Hoşendam : Boyu posu güzel, görünümü düzgün. Mehtap : Ay ışığı. Nermin : Yumuşak, nazik, kibar.
Hoşkadem : Güzel ayaklı, uğurlu. Mehveş : Ay gibi güzel. Neslihan : Padişah soyundan gelen.
Hoşneva : Güzel sesli. Melahat : Güzel yüzlü. Neslişah : Şah neslinden.
Hoşnigar : Tatlı, güzel bakışlı. Melda : İnce ve taze. Nesrin : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
Huban : Güzeller. Güzel olan. Melek : Masum, halim selim. Neşe : Sevinç içinde olan.
Huri : Cennet kızı gibi güzel. Melis : Bal arısı. Neşide : Ünlü mısra, beyit, manzume.
Huriye : Çok güzel. Menfuse : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel. Neval : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
Hülya : Kuruntu, hayal. Meriç : Ege denizine dökülen nehir. Nevbahar : İlk bahar.
Hümeyra : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe’nin ünvanı Merve : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe. Nevbaht : Talihi yeni.
Hürrem : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü. Meryem : Dinine bağlı. Nevber : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
Hürriyet : İradesine göre karar veren. Kendine Mesadet : Mutlu. Nevcivan : Taze, genç, delikanlı.
ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest. Mestinaz : Süzgün bakışlı. Neveda : Herkesten ayrı bir edası olan.
Hüsnâ : En güzel, pek güzel. Mevhibe : Bahşiş, ihsan, bağış. Nevin : Yeni, yepyeni, yeni şey.
Hüsnügül : Gül gibi güzel. Meysere : Zenginlik, rahatlık. Nevinbal : Taze yeni yetişmiş fidan.
Hüveyda : Apaçık, belli, besbelli. Mihman : Misafir. Nevinur : Çeşitli görünümde ışıklar.
— I, İ — Mihriban : Seven, güler yüzlü. Nevres : Yeni biten, genç taze.
Itri : Kokulu, güzel kokulu. Mihrimah : Güneş ile ay. Nevsal : Yeni yıl.
İclal : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden. Mihrinaz : Çok nazlı Nevvare : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.
İffet : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan. Mimoza : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek. Nezafet : Temizlik, paklık.
İkbal : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi. Mualla : Yüce, yüksek. Nezahet : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
İrem : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe. Muattar : Güzel kokulu. Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
Muazzez : İzzet ve şeref sahibi, değerli. Nida : Seslenen.
— J — Muhabbet : Sevgi. Nigahban : Gözcü, bekçi.
Jale : Kırağı, çiğ, şebnem. Muhaddere : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman Nigar : Resim, nakış, resim gibi güzel.
Jülide : Saçı dağınık. Mukadder : Alın yazısına inanan. Nihal : Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.
Mukaddes : Mübarek, temiz. Nihan : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
— K — Mübeccel : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş. Nilgün : Mavi renkli. 159
Kader : Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan. Müberra : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş. Nilüfer : Bir su bitkisi
Keriman : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert. Mübeşşer : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen. Niran : Ateş, parlaklık.
Kevser : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Mübeyyen : Açıklanmış ortaya çıkarılmış. Nur : Işık, parıltı, aydınlık, nur.
Cennetteki meşhur havuz. Müjde : İyi haber sevinçli haber. Nuran : Işıklı, nurlu, aydın.
Kezban : Ev kadını. Müjgan : Kirpikler. Nuray : Ay ışığı gibi.
Kısmet : Talih, nasip, kader. Müjgen : Kirpik Nurbanu : Işıklı hanım, nurlu hanım.
Kudret : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet. Münevver : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın. Nurcihan : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.
Kutan : Kutlu, kutsal, mutlu. Münteha : Netice, son yer. Nurçin : Işıklı.
Kübra : En büyük en azametli. Mürüvvet : İnsanlık, mertlik, Nurhan : Aydın hükümdar.
Kündem : İtaatli, saygılı. sevinçli günlerini görme. Nurhayat : Paralak hayat.
Müşerref : Şerefli kılınmış. Nurperi : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
— L — Müveddet : Sevgi, dostluk, muhabbet. Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü.
Lalezar : Lale bahçesi. Müyesser : Kolayca yapılan nasip olan. Nurşin : Çok lezzetli.
Lamiha : Parlayan, parıldayan, parlak. Müzehher : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş. Nükhet : Güzel ve hoş koku.
Leman : Titrek. Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.
Lerzan : Titreyen, titrek. — Ö —
Letafet : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık. — N — Özge : Başka, yabancı, iyi, güzel, şakacı, cana yakın.
Leyan : Konforlu, lüks hayat. Nadide : Görülmemiş, az bulunur, çok değerli. Özlem : Hasret. Yeniden görme arzusu.
Leyla : Uzun ve karanlık gece. Nakşıdil : Gönül nakışı.
Nalan : İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden. — P —
— M — Narin : İnce yapılı, nazik ve kibar. Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
Mahinev : Yeni doğmuş ay. Nazan : Nazlı, naz eden. Pendiye : Öğüt veren.
Mahiye : Aylık. Nazende : Naz edici, nazlı. Peren : Ülker yıldızı.
Mahpeyker : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü. Nazenin : Çok nazlı, narin, ince yapılı. Peri : Çok güzel, çekici.
Mahru : Ay gibi parlak yüzlü. Nazik : İnce, narin, zarif. Peride : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
Maide : Kurulmuş hazır sofra. Nazikendam : Narin yapılı. Perihan : Peri padişahı.
Makbule : Kabul olunmuş, beğenilmiş. Nazile : Aşağı inen.
Maral : Dişi geyik. Nazlı : Naz eden. — R —
Mayda : Narin ince yapılı. Nebahat : Şan ve şeref sahibi. Rahime : Müminlere çok acıyan kadın.

