Page 163 - Isviçre 2018
P. 163

İsimler ve Anlamları / Vornamen und ihre Bedeutung




                                               Seyfi : Kılıç kuşanmış, asker.  Tayyar : Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan.
                           — Ö —               Seyfullah : Allah’ın kılıcı, askeri.  Tekin : Uğurlu, hayırlı.
              Öktem : Gösterişli, korkusuz, güçlü.  Seymen : Çiftlik bekçisi.  Temel : Asıl, esas.
              Ömer : Diri, canlı, yaşayan hayat süren    Seyyid :  Efendi, bey, Peygamber efendimizin   Tevfik :  Uygun getirme, Allah’ın
              Önder : Lider, şef, reis.             torunu Hazret-i Hüseyin’in soyundan   yardımına kavuşma.
                                                    gelenler.                  Timur : Demir gibi sağlam.
                          — P, R —             Sezgin : Sezen sezici, duygulu, hassas.  Timurtaş : Demir ve taş gibi sağlam.
              Peyami : Haberci.                Sinan : Mızrak, süngü.          Tufan : Afet, felaket, çok şiddetli yağmur.
              Raci : Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.  Sirac : Lamba, ışık, güneş, ay.  Turan : Cesur atılgan, yiğit.
              Racih :  Üstün, kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan.   Siraceddin : Dinin kandili.  Turanşah : Cesur Türk hükümdarı.
                  Tercihli.                    Siyami :  Oruçlu, kendini kötülüklerden    Turgay : Küçük kuş, sığırcık.
              Rafet : Merhamet etme, acıma, esirgeme.  men eden.               Turgut : Belde, yerleşme merkezi, mesken.
              Ramazan : Çok sıcak olan, günahları yakan.  Soner :  Bir işte son yardımı yapan.
              Ramiz : İşaret koyan, işaretle konuşan.  Son olması istenen.                  — U, Ü —
              Rauf : Pek esirgeyen, çok merhamet eden.  Sunullah :  Allah’ın kudreti, meydana    Ubeydullah : Kulcağız, kölecik.
              Recai :  Rica eden, dua eden, Allahü teâlâya   getirdiği varlığı.  Üsame : Bir aslan cinsi.
                  yalvaran.                                 — Ş —
              Recep : Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli.  Şaban : Aralık, fasıla.         — V —
              Refah :  Bolluk, rahatlık, her türlü sıkıntıdan   Şabi : Cemaat ehli.  Vakkas : Savaşçı, okçu.
                  kurtulma.                    Şadan : Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar.  Vakur : Ağırbaşlı, temkinli.
              Re'fet : Acıyan, merhamet eden.  Şahap : Alev, ateş parçası, akan yıldız.  Vakıf : Duran, ayakta duran.
              Reha : Kurtuluş, halas.          Şahinalp : Şahin gibi yiğit.    Vâlâ : Yüksek, yüce.
              Reis : Baş, başkan.              Şahsüvar : Usta binici, çok iyi ata binen.  Vecdi :  İlahi aşka dalan, vecde gelen,
              Resül : Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber.  Şâfi : Şefaat eden, şifa veren.  kendinden geçen.
              Reşat : Hak yolunda yürüme, doğru yol.  Şarani : Saçı gür.       Vecit : Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.
              Reşid : Akıllı, iyi ve olgun.    Şecaeddin : Dinin kahramanı, dinin yiğidi.  Vecihi : Bir kavmin büyüğü.
              Rifat : Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.  Şehlevent : Uzun boylu, yakışıklı genç.  Vedat : Sevgi ve dostluk gösteren.
              Rüçhan : Üstün olan.             Şemseddin : Dinin güneşi.       Vefa : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren.
              Rıdvan :  Razı, memnun. Cennetin    Şemsi : Güneş gibi parlayan.  Veli : Ermiş.                      163
                   kapısındaki melek.          Şerafeddin : Dinin şereflisi.
              Rıza :  Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin    Şeref :  Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara    — Y —
                 yok edilmesiyle elde edilen makam.  sahip olmak.              Yahya : Canlı, hayat süren.
                                               Şevket :  Büyüklük, kudret ve kuvvetten    Yaver : Yardım edici, imdada koşan.
                           — S —                    doğan haşmet.              Yavuz : Yaman, korkusuz.
              Sadeddin : Dinin mübarek kişisi.  Şevki : Şevkli, neşeli, istekli.  Yekta : Tek, eşsiz, benzersiz.
              Sadullah : Allahü teâlânın saadeti.  Şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.
              Sadun : Uğurlu olan, uğur getiren.  Şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım.    — Z —
              Safa : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.  Şihabeddin : Dinin parlak yaldızı.  Zafer :  Maksada ulaşma, barışma,
              Saffet :  Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan    Şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.  düşmanı yenme.
                  uzak olan.                   Şir : Aslan.                    Zâfir : Zafer kazanan, üstün gelen.
              Saffan : Saf, halis.                                             Zamir : Yürek, iç, vicdan.
              Salahaddin : Dine bağlı, dini düzgün.         — T —              Zekai : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
              Sâman :  Servet sahibi, zengin, rahat,    Taceddin : Dinin tacı.  Zekeriyya : Erkek zat.
                   dinç, düzenli.              Taci : Taçlı.                   Zeyd : Artan, çoğalan.
              Sedat : Doğru ve haklı           Tahsin : Kale gibi sağlamlaştırma.  Zeynel : Süslü.
              Selami : Barış, huzur ve selamet sahibi.  Taki : Günahtan kaçınan, dinine bağlı.  Ziver : Süs, ziynet ehli.
              Selçuk : Sel gibi akan.          Talat : Yüz, çehre, dindar.     Ziya : Işık, aydınlık, nur.
              Selman : Barışçı, sulhçu.        Talha : Bir zamk ağacı.         Ziyad : Fazlalık, çokluk, bolluk.
              Serdar :  Asker başı, kumandan,    Tamer : Tam erkek.            Zübeyr : Akıllı.
                   komutan, reis.              Taner : Şafak gibi canlı erkek.
              Serhat : Sınır boyundaki asker.  Tanju : Türk hükümdarı [Çinlilerce]
              Sertaç : Başa konan taç.         Tarkan : Dağınık, perişan.
              Server :  Baş, reis, seyyid, bir topluluğun    Tarık : Sabah yıldızı, parlak yıldız.
                   ileri geleni.               Tayfur : Uçan, yükselen.
              Sevban : Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.  Taylan : Uzun boylu.
   158   159   160   161   162   163   164   165   166   167   168